Hakkımda - Hıncal Uluç

Ağlayayım mı Güleyim mi Kitabından, Hıncal Uluç'tan bir alıntı

Televizyon kanallarında yayınlanan dizilerde kamuoyuna sunulan Ergun Göknel’in özellikleri gerçekle hiçbir şekilde bağdaşmıyordu. Basında yazılanlarla birleşince son derece olumsuz bir insan olarak tanınmam doğaldı. Beni çok iyi tanıyan arkadaşlarımdan, Almanya’da Stuttgart Üniversitesi’nde uzun süre birlikte olduğumuz, ve 1981 yılında Çorum’dan Danışma Meclisi üyesi olan, Avni Şahin İzmir’de çıkan Gözlem Gazetesi’ne benimle ilgili bir yazı yazmıştı. Bu yazının büyük bir bölümünü Hıncal Uluç Sabah Gazetesi’ndeki köşesinde yayınladı:  

İzmir’de yayınlanan Gözlem Gazetesi’nde bir başka Ergun Göknel yazısı okudum. Sizin de okumanızı istedim. İnsanları bu kadar çabuk çarmıha geren bir toplumda, böyle şeyleri de okumakta yarar var.

Avni Şahin yazmış...

“Ben Ergun’u Stuttgart Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’nde master yaparken 1963 yılında tanıdım. O da kimya doktorası yapıyordu. Stuttgart Türk Talebe Cemiyeti Yönetim Kurulu’nda beraber bulunduk.

Başkanlığı sırasında, o yıllarda hepten sahipsiz olan gariban Türk işçileri için, evini ve okulunu bir yana bırakıp, hiçbir karşılık beklemeksizin nasıl koşuşturduğunu bugün hala takdirle hatırlarım. Doğrusu, yönetim kurulu üyeleri olarak hiçbirimizin onun kadar fedakarlık yapamadığımızı düşündükçe hala eziklik duyarım. İnanmış ve iyi yetişmiş bir sosyal demokrat aydındı. Türkiye’nin kalkınmasını ancak bu yollardan yapabileceğini savunan ve sürekli bu konuda kafa yoran idealist bir kişiliği vardı. Siyasi görüşlerimizin farklı olması birlikte ahenk içinde çalışmamıza ve yararlı sonuçlar almamıza engel olmadı.

........Ergun Göknel’in talebelik dönemindeki en büyük hizmeti, kuşkusuz, Almanya Türk Öğrenci Federasyonu’nun kuruluşuna önderlik etmesi ve uzunca bir süre başkanlığını yapmasıdır. Bu yüzden doktorasının en az bir yıl kadar gecikmiş olmasını da tabii karşılamak lazım.

Yaptığı maddi ve manevi fedakarlıklar da cabası...

Ben onun hem bir lider tabiatına ve hem de siyasi hırsa sahip olduğunu iyi biliyordum ve günün birinde ülkemizde siyaset sahnesine çıkacağını tahmin ediyordum. Ama bu şekilde çıkacağını hiç beklemiyordum doğrusu !

Atalar demişler ki: İnsan yedisinde neyse yetmişinde de odur. Ben de otuz yıl öncesinden iyi tanıdığım arkadaşım Ergun ile medyanın tanıttığı Ergun arasında bir bağlantı kurmakta zorlanıyorum. Daha doğrusu onu bir basit rüşvetçi veya hırsız olarak düşünmek istemiyorum.

Ancak hakim onu, huzuruna gelen her zanlı için geçerli olabilecek bir gerekçeyle, medyanın kararına uyarak tevkif etmiş.......

Son İSKİ olayı aslında malumun ilan edilmesi olayıdır. Türkiye’deki neredeyse tüm işletmeci ve yatırımcı kamu kuruluşlarının birer arpalık olduğunu, ve bunlarda şu veya bu şekilde bir siyasetçi (seçilmiş)-yönetici (atanmış)-işadamı düzenin bulunduğunu sağır sultan bile biliyor. Bendenizin naçiz kanaatim odur ki, arkadaşım Ergun, aldığı İngiliz ve Alman eğitiminin de etkisi altında oldum olası “Doğrucu Davut” tipi ile, böyle bir kombinezona ayak uyduramayan talihsiz bir kurban olsa gerektir.”

  • 10.9.1993 tarihli Sabah Gazetesi. “Bir başka Göknel !..” Hıncal Uluç, Hıncal’ın Yeri köşesi.

Özel Önerİm

Pizzeria Pidos

Samimi ortamıyla
ev gibi bir İtalyan restoranı.
Gümüşsuyu caddesinde

Websitesine git

Temasa geç

Düşüncelerinizi dinlemekten mutlu olacağım!

Ergun Göknel
34330 Levent, IST
Türkiye

Temasa geç