Denemeler

Haz01

SEVGİYLE GELEN MUCİZE

Kategori // Aşk ve Sevgi

SEVGİYLE GELEN MUCİZE

 

 

 

Sevgili dostlar, sevgiyle ilgili her yazımda sevginin güçlükleri yenmeğe ne kadar muktedir olduğunu yazdım. Özellikle de insan sevgisinin. Bu defa da sizlere yaşadığım bir olayı anlatmaya çalışacağım. Bu hikâye insanlarla bir köpek arasında geçti. Ben de içindeydim ve sevginin nelere kadir olduğunu gördüm, yaşadım.

Bilmem hayvanları sever misiniz? Özellikle de köpekleri. Benim son yirmi senede iki köpeğim oldu. İkisini de yavruyken aldım. Birincisi bir Rough Colly idi. İki aylıkken aldım ve üç yaşında her şey gibi onu da terk etmek zorunda kaldım. İkincisi bir Labrador’du. Beyaz renkli. İsmi de PEPE idi. Pepe’yi edinme hikâyesi uzun. Belki bir fırsat olur onu da anlatırım.

 

Pepe bize geldiğinde on haftalıktı. Bembeyaz şirin bir köpekcikti. Sevgi dolu, seven ve sevilmekten son derece hoşlanan bir köpek. Geldikten on gün sonra bir gün köşesine kıvrılıp inildemeye başladı. Yürümekte zorluk çekiyordu. Belli ki acı içindeydi. Veterinere gidildi. Teşhis: köpeklerde yavruyken çok görülen “gençlik hastalığı”. İlacı yok. Ölümcül bir hastalık. Olağan olarak bu hastalığa yakalanan köpekleri uyutuyorlar. Yani acı çekmeden ölmesini sağlıyorlar.

Doğrusu Pepe’nin uyutulmasına gönlümüz razı olmadı. O inilderken dizimize yatırdık. Okşadık, sevdik. Bazı geceler uyumadık. Veterinerden veterinere koştuk. Çare yoktu. Ya uyutulacaktı ya da hastalık dolayısıyla kendiliğinden ölecekti. Bu sevecen yavrudan bu şekilde ayrılmaya gönlümüz razı olmadı. Sevginin onu iyileştireceğine inandık. Ve sevdik onu. Okşadık. Onunla birlikte biz de acı çektik. Fakat karşılıklı sevgimiz yavaş yavaş hastalığı yendi. Birkaç hafta sonra Pepe’nin inlemeleri yok oldu. Yürümekte biraz zahmet çekiyordu ama acısı dinmişti. Altı ay sonra artık neredeyse normal yürümeye başladı. Sol arka ayağında uyurken ortaya çıkan bir titreme vardı sadece.

Veterinerler bu hastalık tarihinde hemen hemen hiç görülmeyen bir olgunun gerçekleştiğini söylediler. Pepe’nin bize olan sevgisi ve bizim ona sevgimiz hastalığı yenmişti. Pepe giderek daha iyiye doğru gitti. Üç yıl sonra arka ayağındaki titreme de yok oldu. Biraz delişmendi ve gözü karaydı. Ben onunla alay ediyordum, “Bizim Pepe’miz raporludur. Dikkat edin!...” diyordum. İnsanların onu sevdiğini uzaktan fark ediyor, hemen kuyruk sallamaya başlıyordu. Kendinden hoşlanmayanlara da hiç yüz vermiyordu.

Bugün Pepe on yaşını bitirdi. Sağlıklı. Gene biraz delişmence ama sevgi dolu. Karşılıklı sevgi bir mucize gerçekleştirmişti, İyileşmez denen bir hastalığı yenmişti.

İşte dostlar sevginin her güçlüğü yeneceğine, her engeli aşacağına sonsuz inancım yaşadıklarımdan kaynaklanıyor. Bu olay bir hayvan ile insanın sevgisi. Düşünebiliyor musunuz iki insanın birleşen sevgisi nelere muktedirdir. Sevginin yenemeyeceği bir güçlük olabileceğine inanmıyorum. Yeter ki karşılıklı olsun.

“Ne yapmalı” başlıklı yazımda belirttiğim gibi; “Sevgi o kadar büyük bir güç ki, olmayacak şeyleri olur yapar... Karşılıklı sevgi tüm zorlukları yener. Bu hep böyle olmuştur, dünya durdukça da böyle olacaktır.” Yeter ki sevilen de sevdiğini söylesin, duygularını bastırmasın. O zaman mutluluk sonsuz olacaktır. Değişik bir dünya yaşanacaktır...

Sevenler, sevilenler, sevdiklerini söyleyemeyenler, sevildiğini bilip yaşamının gerçek sevgisine kavuşamayanlar için yazdım bu yazıyı...

Bir yorum yapın

Yorum yapmak için oturum açmalısınız. İsterseniz aşağıdan oturum açabilirsiniz.

Özel Önerİm

Pizzeria Pidos

Samimi ortamıyla
ev gibi bir İtalyan restoranı.
Gümüşsuyu caddesinde

Websitesine git

Temasa geç

Düşüncelerinizi dinlemekten mutlu olacağım!

Ergun Göknel
34330 Levent, IST
Türkiye

Temasa geç