Denemeler

Nis12

ABİDİN DİNO NASIL ABİDİN DİNO-SA OLDU?

Yazar // Ergun Göknel

ABİDİN DİNO NASIL ABİDİN DİNO-SA OLDU?

 

Bugün size ilginç bir kültür olayı anlatacağım. Bu yazıyı okuyanların pek çoğu için Abidin Dino adı yabancı değildir. Gene de ben kısaca kendisini tanıtayım.

Abidin Dino öncelikle tanınmış bir ressamdır. Daha az tanınan özellikleriyle bir yazar, bir şair, bir seramik sanatçısı, bir tiyatro yazarı ve de bir rejisördür. 1913 yılında İstanbul’da doğmuş ve 1993 yılında Paris’te vefat etmiştir. Cenazesi İstanbul'a getirilerek Aşiyan'daki aile mezarlığında toprağa verildi. El motiflerinden oluşan heykeli 1993'te Maçka'ya yerleştirildi.

.

Sol düşüncelerinden dolayı uzun sürgün yılları yaşamış, bir süre yurt dışına çıkışı yasaklanmıştır. Yurt dışı yasağı kalkınca 1952 yılında Paris’e gitmiştir. Zaman zaman Türkiye’ye gelmiş, sergiler açmış ve çeşitli sanat faaliyetlerinde bulunmuştur.

Yurtdışında Türkiye’yi ağırlıklı olarak temsil etmiştir. Fransa, Cezayir, ABD gibi ülkelerden sergiler açmış; yurtdışında Fransa Plastik Sanatlar Birliği Onur Başkanlığı, New York Dünya Sanat Sergisi Danışmanlığı gibi görevler üstlenmiştir.1989'da Fransız Kültür Bakanlığı’nın Sanat ve Edebiyat Altın Şövalye Nişanı ile ödüllendirilmiştir.

Nazım Hikmet’in aşağıdaki dizesini çok düşünerek okuyalım....

“sen mutluluğun resmini yapabilir misin abidin

işin kolayına kaçmadan ama

gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil

ne de ak örtüde elmaların

ne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolaşan kırmızı balığınnkini

sen mutluluğun resmini yapabilir misin

1961 yazı ortalarındaki kübanın resmini yapabilir misin

çok şükür çok şükür bugünü de gördüm

ölsem gam yemem gayrının resmini yapabilir misin üstad”

Abidin Dino’nun ölümünden sonra özel arşivi eşi Güzin Dino tarafından, aile dostu Ferid Edgü aracılığıyla Sabancı Üniversitesine verildi. Tabii belli bir bedel karşılığında. Merak edenler bu arşivi http://www.sabanciuniv.edu/bm/tr/?opac/DigitalCollections.php

İnternet sitesinden izleyebilirler.

Şimdi gelelim asıl meseleye.

2011 yılında Güzin Dino ve Ferid Edgü ile görüştüm ve bu arşivde bulunan belge ve resimlerden bir bölümü üzerinde çalışarak yayınlama dileğimi belirttim. Doğal olarak bu dileğim beni Sabancı Müzesi ve bunu takiben de Sabancı Üniversitesine götürdü. Bu arada Müzenin yalnızca belgelerin korunması ile sorumlu olduğunu ve asıl yetkinin de Üniversitede olduğunu öğrendim. Üniversite yetkilileriyle görüşmem sonunda öğrendiklerim gerçekten tüyler ürpeticiydi.

Üniversite Mütevelli Heyeti aldığı bir kararla Abidin Dino belgelerinin 2020 yılına kadar telif hakkı verilmesi halinde dahi yayınlanmaması kararını almıştı. Belgeler ancak Sabancı Üniversitesi öğrencilerinden yüksek lisans veya doktora çalışması yapacak olanlara açıktı. Halka sunulmak üzere telif ödeyerek dahi yayınlanması mümkün değildi.

Kısaca Abidin Dino 2020 yılına kadar Abidin Dino-SA olmuştu. Türkiye’nin yetiştirdiği en muhteşem sanatkârlardan bir tanesinin, Abidin Dino’nun Türk ve yabancı yazarlarla yaptığı yazışmalar, kendi özel hayatına ait belgeler, pek çok eseri için yaptığı ön çalışmalar ve daha pek çok belge bu arşivdeydi ve 2020 yılı sonuna kadar da Sabancı Üniversitesi tarafından halka sunulması engellenmekteydi. Bir tek örnek vermek istiyorum; belgeler içerisinde yalnızca Yaşar Kemal’den Abidin Dino’ya yazılmış 57 adet mektup vardır.

Bir ülkenin nadir yetiştirebileceği sanatkârlardan olan Abidin Dino arşivinin yayınlanmasının bu şekilde engellenmesi hiç bir şekilde kabul edilemeyecek bir olaydır. Her ne kadar Sabancı Üniversitesi internet sitesinde arşivin Güzin Dino tarafından bağışlandığı yazılıysa da, yetkililerin bana söyledikleri belli bir ödemenin yapıldığıydı. Her ne olursa olsun, bu belgeler Üniversitenin malı olduğuna göre, tabii ki telif hakkı için bir bedel istemeye hakları vardır. Ancak yayınlanmanın 2020 yılı sonuna kadar engellenmesi; işte bu kabul edilemez ve sebebi de anlaşılamaz. Abidin Dino 1993 yılında vefat etmiştir. Vefatından sonra da 19 yıl geçmiştir. İnsanlar vardır ki, yaptıkları ve yaşamları kimsenin malı olamaz. Onlar yetiştikleri ülkenin, içinden çıktıkları halkın malıdır. Onlar hiçbir kurumun, hiçbir kimsenin malı olamazlar. İşte Abidin Dino’da böyle bir kişiliğe sahiptir.

Her durumda bu bencilliğe son verilmesi ve arşivdeki belgelerin belli koşullarla olsa dahi yayınlanmalı, halkının bilgisine sunulmalıdır. En azından Abidin Dino’nun halka dönük, halk için olan düşüncelerine saygı duyarak bu belgelerin yayınlanması gerekir diye düşünüyorum

Yazar Hakkında

Ergun Göknel

Ergun Göknel

1989 Yılında, adı o güne kadar kamuoyunca duyulmamış bir kişi İstanbulluların yaşamına girdi. Bir kentte yaşayanların, bir insanın yaşamının en önemli unsuru SU’yun başına getirildi. Susuzluk çekenler onu suçladılar, ona küfür ettiler.. O güne kadar mahallelerine, evlerine su gelmemiş olanlar, su boruları döşenmeye başlayınca onu kucakladılar, öptüler.
Kimdi bu insan?...

Bir yorum yapın

Yorum yapmak için oturum açmalısınız. İsterseniz aşağıdan oturum açabilirsiniz.

Özel Önerİm

Pizzeria Pidos

Samimi ortamıyla
ev gibi bir İtalyan restoranı.
Gümüşsuyu caddesinde

Websitesine git

Temasa geç

Düşüncelerinizi dinlemekten mutlu olacağım!

Ergun Göknel
34330 Levent, IST
Türkiye

Temasa geç